İnternet Haber, Blog ve Sağlık Sitelerinde Diş Bakımı ve Beyazlatma ile İlgili Bazı Yazılar


Opalescence'in Doğuşu

​​Hiç merak ettiniz mi, Ultradent neden Opalescence'i yaratmış? Cevap sizi oldukça şaşırtabilir.

Ultradent Products, Inc. CEO'su ve başkanı Dr. Fischer'ı izleyin, onu Opalescence Diş Beyazlatma Sistemleri'ni yaratmaya iten en önemli ilham kaynağını ve sebeplerini anlatıyor:





Işıkları Söndürme Zamanı: Beyazlatmada Işık Cihazları Gerçekten Etkili Mi?

​ Ofis tipi diş beyazlatma tedavilerinde diğer birçok ürün ışık veya lazer cihazı ile kullanılıyor. Muhtemelen bu tarz diş beyazlatıcıların reklamlarını görmüşsünüzdür. Ya da piyasada ışık ile kullanılan bazı basit diş beyazlatıcı ürünler de görmüş olabilirsiniz. Bu ışıklar ve lazerler gerçekten sanıldıkları gibi etkili mi?

Hayır, değiller. Son araştırmalar gösteriyor ki yalnız başına hidrojen peroksit (Opalescence Boost içerisindeki beyazlatma ajanı) diş beyazlatmada yeterince etkilidir, ve ışık ile aktivasyon yapılması hiçbir ek fayda sağlamamaktadır. İşte ışıksız beyazlatmanın daha iyi bulunduğu farklı çalışmalardan bazı alıntılar. (Bu tarz çalışmaları gereğinden de fazla önemsiyoruz.)

  • Ofis-Tipi Canlı Diş Beyazlatma—Işıklar Ek Ne Yapıyor? (Zoom!, Xtra Boost)

    Klinik verinin işaret ettiği sonuç test edilen üç ayrı sistem ile de 83 anterior kontralateral çift diş ile yaklaşık aynı derece anlamına gelen 1.6 ile 1.8 arasında kroma değerinde renk açılması elde edilmiştir…ışıklı veya ışıksız, hiçbir fark olmaksızın.

    Hein DK, Ploeger BJ, Hartup JK, Wagstaff RS, Palmer TM, Hansen LD. In-office vital tooth bleaching—what do lights add? Compend Contin Educ Dent. 2003;24(4A):340-52.
  • Kimyasal ve Işık Aktiveli Diş Beyazlatma Sistemlerinin Klinik Karşılaştırması (BriteSmile, Xtra Boost)

    “Uygulamalardan 2 hafta sonraki karşılaştırmaya bakıldığında ışık kullanımı kimyasal aktivasyonlu diş beyazlatma sistemlerine göre hiçbir ek fayda sağlamamıştır.”

    Kugel G, Papathanasiou A, Williams AJ 3rd, Anderson C, Ferreira S. Clinical evaluation of chemical and light-activated tooth whitening systems. Compend Contin Educ. 2006;27(1)54-62.
  • Işık Aktivasyonlu Diş Beyazlatmanın In Vitro Etkinliği ve Yan Etki Riskleri

    “…optik radyasyon (ışık) uygulaması beyazlatma etkinliğini radyasyonsuz (ışıksız) beyazlatmaya göre arttırmamaktadır. Diş beyazlatmada optik radyasyon kullanımı bir sağlık riski olabildiği gibi, radyasyondan korunma yönetmeliklerini de ihlal edebilmektedir. Dolayısıyla, ışıksız beyazlatma yöntemlerini öneriyoruz.”

    Bruzell EM, Johnsen B, Aalerud TN, Dahl JE, Christensen T. Photochem. In vitro efficacy and risk for adverse effects of light-assisted tooth bleaching. Photochem Photobiol Sci. 2009;8(3):377-85.
  • Estetik Diş Hekimliğinin Uzmanları

    Van Haywood'a göre, “Birçok tip ışık ve lazer cihazı beyazlatma tekniğini basitleştirip hızlandırdıklarını iddia ediyor, ancak bugüne kadar yapılan çalışmalar hep aksini gösteriyor… Işık kullanımı sonucu değiştirmiyor, ve dehidratasyon (su kaybı) oluşturduğu için yanıltıcı ve geçici bir beyazlamaya sebep olabiliyor.”

    Haywood, V. New bleaching considerations compared with at-home bleaching. Journal of Esthetic and Restorative Dentistry. 2003;15(3):184-187.
  • Lazerin Kolorimetrik Değerlendirmesi ve Ev Tipi Beyazlatma Teknikleri

    Iowa Üniversitesinin bir araştırmasına göre, “Önerildiği gibi lazer aktivasyonlu hidrojen peroksitin bir seferlik uygulanması algılanabilecek bir renk farkı sağlamamıştır.”

    Jones AH, Diaz-Arnold AM, Vargas MA, Cobb DS. Colorimetric assessment of laser and home bleaching techniques. J Esthet Dent. 1999;11(2):87-94.

Işık gerektirmeyen bir ofis tipi beyazlatma sistemi tercih ederek, hep arzu ettiğiniz beyazlatma sonuçlarını rahatlıkla elde edebilirsiniz.


Sarı, Kahverengi, veya Ölü Diş—Bunlar Beyazlar Mı?


Diş beyazlatmada önemli olan renklenmenin ardında yatan sebepleri anlamaktır, böylece diş hekiminiz ile size en iyi sonuçları sağlayacak beyazlatma tedavisi​ yöntemini seçebilirsiniz.

Renklenme ve lekelenmeye ne sebep olur?

Dişlerimizin arzuladığımız kadar beyaz olmamalarının birçok sebebi olabilir.

Etkenlerden birisi genetiktir. Herkesin dentini (diş minesinin alt tabakası) ya sarı ya da mavi/grinin farklı bir tonudur. Bu normaldir ve kişiden kişiye değişir. Genetik faktörlere bağlı olarak kişinin diş minesinin kalınlığı da değişir, bu da sarı yada mavi/gri dentin renginin dışarıya nasıl görüneceğini etkiler. İnsanlar yaşlandıkça, diş minesi incelir, dentin daha da fazla kendini gösterir.

Renklenme ve lekelenmeyi arttıran diğer faktörler şunlardır:

  •     Yiyecekler ve şarap, kahve, çay gibi içecekler
  •     Tetrasiklin gibi ilaçlar
  •     Sigara kullanımı
  •     Dişin travma görmesi


Tüm renklenmeler beyazlayabilir mi, ve ne kadar sürer?


İyi haber şu ki, evet, birçok renklenme—tıbbi ilaçlardan kaynaklanan renklenmeler bile—dramatik bir şekilde düzeltilebilir. Ancak, farklı lekelenmeler farklı tedavi sürelerine ihtiyaç duyar.

Doğal sarı ve mavi/gri diş renkleri ilaç, sigara, yiyecek kaynaklı renklenmelere göre çok daha hızlı beyazlar. Doğal sarı renge sahip dişler genellikle 1–2 hafta içerisinde beyazlar, mavi/gri renkli dişler ise iki katı kadar daha uzun sürer. Sigara kullanımına bağlı renklenmeler genellikle 1–3 ay kadar bir sürede beyazlar, tıbbi ilaçların kullanımına bağlı renklenmeler ise lekelenmenin yoğunluğuna bağlı olarak 2–6 ay kadar sürebilir. Kanal tedavisi görmüş cansız dişler de beyazlatmaya gayet iyi cevap vermektedir; ancak, cansız diş beyazlatma için mutlaka diş hekiminiz ile görüşmeniz gerekir, bu dişin diğer dişlerinizden daha önce beyazlatılması gerekir ki dişler arasında bir renk farkı oluşmasın.

Zorlu Diş Renklenmeleri ile Nasıl Başa Çıkılır?

Belki bilmiyorsunuzdur ama herkesin dişleri aynı yöntem ile beyazlamıyor. Farklı insanların nasıl bir sonuç elde edeceğini belirleyen birçok çeşitli etken bulunuyor. (İşte bu yüzden diş beyazlatmaya başlamadan evvel mutlaka diş hekiminiz ile görüşmeniz oldukça önemlidir.) Bazı insanların dişleri ortalama diş beyazlatma vakalarına göre oldukça zorlu olabiliyor. Florozis, tetrasiklin lekeleri veya dekalsifikasyon—düzeltilmesi oldukça zor görünmesine rağmen—doğru tedavi yöntemi ile sıklıkla etkili bir şekilde iyileştirilebilmektedir.

Florozis

Florozise ne sebep olur?

Florozis, diş gelişimi sırasında çok fazla flora maruz kalan kişilerde görülen bir mine defektidir. Sonuçları beyazdan sarı veya kahverengi arasında değişen hafif noktalar şeklinde görülür.

Florozis tedavisi için seçenekler nelerdir?

Florozis genellikle ev tipi diş beyazlatma ürünleri ile tedavi edilebilir. Eğer bu tatmin edici sonuçlar sunmaz ise, diş hekiminiz lekelenmeyi başarı ile kaldıracak bir ofis tipi mikroabrazyon tedavisi uygulayabilir. Tedavinin süresi ve başarı oranı lekelenmenin şiddetine bağlı olarak hastadan hastaya değişebilmektedir.

Tetrasiklin

Tetrasiklin renklenmelerine ne sebep olur?

Tetrasiklin, enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ve genellikle akne tedavilerinde reçete edilen geniş-spektrumlu bir antibiyotiktir. Diş gelişimi sürecini kapsayan cenin gelişiminden sekiz yaşına kadar geçen sürede bu ilaca maruz kalındığında dentinde (diş minesinin altındaki tabaka) kalsifiye olmaktadır. Bu kalsifikasyon dişlerin üzerinde kahverengi veya gri bantlaşma, aralıklı lekeler, ya da tüm dişin renklenmesi olarak görülebilir.

Tetrasiklin lekeleri için tedavi seçenekleri nelerdir?

Tetrasiklin lekeleri için beyazlatma süreleri vakadan vakaya değişebilir. Normal bir beyazlatma tedavisi özel plaklar ile her gece kullanım ile 2–6 hafta arası sürerken, tetrasiklin lekelerinin renginin açılması için 2–6 aylık sürekli kullanım gerekebilir. 1 Eğer tetrasiklin lekeleriniz varsa, gerçekçi beklentiler içerisinde olmalısınız ve bu lekelenmeleri gidermek için gerekli olan bu uzun süreye sadık kalacağınızdan emin olmalısınız.

Dekalsifikasyon

Dekalsifikasyona ne sebep olur?

Plak birikimi dekalsifikasyona sebep olup diş üzerinde beyaz lekeler oluşturabilir. Bu mine defekti genellikle ortodontik tedavi gören hastalarda braketler çıkarıldığı zaman görülmektedir.

Dekalsifikasyon tedavisi için seçenekler nelerdir?

Dekalsifikasyondan kaynaklanan bu beyaz lekeler herkes için sinir bozucu bir durum olabilir. Tavsiyemiz ilk olarak diş beyazlatmadır, çünkü böylece dişin geri kalan bölümlerini de beyazlatarak bu lekelerin göze çarpmasını azaltmış olursunuz. Dekalsifiye mine genelde dişin geri kalanından daha hızlı beyazlar, böylece lekeleriniz tedavinin ilk günlerinde daha da belirginleşebilir. Bu noktada, lekeleriniz daha kötü görünecek korkusu ile beyazlatma tedavisini durdurmak isteyebilirsiniz. Fakat endişe etmeyin, birkaç gün daha beyazlatmaya devam ettikten sonra, dişinizin geri kalan bölgeleri de genellikle kalsifiye bölümleri yakalayacak ve birbirine karışacaktır. Eğer beyazlatma arzu ettiğiniz sonuçları sunamaz ise, diş hekiminiz ile kimyasal ve mekanik abrazyon gibi dişinizin görüntüsünü düzeltebilecek diğer seçenekleri konuşun.

Tek Bir Koyu Dişiniz Mi Var? Onu Da Beyazlatabilecek Yöntemler Diş Hekiminizde!

Eğer siz veya bir tanıdığınızda sadece tek bir dişin koyulaşması durumu bulunuyorsa, bunun ne kadar gülümsemeyi engelleyici ve utandırıcı bir durum olduğunu biliyorsunuzdur. Bu aynı zamanda diş hekimlerine de sorun olabilmektedir. Neyse ki, diş beyazlatmadaki ilerlemeler sayesinde diş hekimleri artık bu gibi hastalarına çeşitli beyazlatma seçenekleri ve teknikleri ile çözüm sunabiliyor. Diş beyazlatmada bir uzman olan Dr. Van Haywood, diş hekimi meslektaşlarına tek bir dişin karardığı vakaların beyazlatılabilmesi için birçok farklı yöntem önermiştir:

Kişiye özel plaklar ile beyazlatma: Diş hekiminiz koyulaşmış dişinizi beyazlatmak üzere tek dişi beyazlatacak özel bir plak hazırlayabilir. Bu sayede diğer dişlerinizin rengi değiş​meden kararmış olan tek dişinizi beyazlatmış olursunuz. Dr. Haywood en iyi sonuçları almak için %10 karbamid peroksit içeren bir beyazlatma ajanı kullanılmasını öneriyor

Diş hekimi kliniğinde: Ofis tipi beyazlatma tedavisi ile bir saat veya daha kısa sürede kararmış tek bir dişi beyazlatabilecek güçlü sonuçlar alınabilmektedir. Diş hekiminiz güçlü beyazlatıcı ajanı dişinizin dışına uygulayacak ve rengi açılıp komşu dişlerle aynı renge ulaşana kadar beyazlatacaktır.

Walking bleach: "Walking bleach" tekniği ofis tipi beyazlatmadan tekniğinden geliştmiştir, klinikteki tedavi süresini azaltmaktadır. Bu iki randevulu uygulama tekniğinde, beyazlatma ajanı dişinizin içerisine yerleştirilmektedir. Diş hekiminiz diş içerisinde bir boşluk oluşturur, beyazlatıcıyı yerleştirir, yüzeyini örter. 3–5 gün sonra, kliniğe tekrar gelirsiniz ve materyal çıkarılır. Eğer dilediğiniz kadar beyazlık sağlanmamışsa uygulama tekrarlanabilir.

İçeriden-dışarıdan beyazlatma: İçeriden-dışarıdan beyazlatma kararmış tek bir dişi beyazlatmak için en iyi seçeneklerden birisidir. Yukarıda bahsi geçen özel plak ile beyazlatma ve walking bleach metotlarının bir kombinasyonunu kullanır. Diş içerisine beyazlatıcı ajan koyulduğu gibi, dışarıdan da tek dişe özel hazırlanmış bir plak yardımı ile kararmış olan dişinizin maksimum beyazlığı için çift dozluk bir tedavi uygulanmış olur. 1

Bu beyazlatma seçeneklerinden birisi yapılmadan önce, diş hekiminize hangi tekniğin en etkili olacağını düşündüklerini sorun. Herkesinki farklı olacağından, bu farklı metotlar da değişen sonuçlar oluşturabilmektedir. Bazı örneklerde ise bu teknikler dişin durumunu geliştirse de arzu edilen en iyi sonuçlara ulaşmak için daha ileri estetik uygulamalar da uygulanabilir.


Vener, Dolgu, ve Kuron — Bunlar Beyazlayabilir Mi?


Maalesef, hiçbir diş beyazlatma ürünü—profesyonel veya tezgah üstü ürün olsun — venerleri, dolguları yada kuronları beyazlatamaz.

Eğer vener, kuron veya dolgu yaptırmayı düşünüyorsanız, diş hekiminizle önce mutlaka beyazlatma seçeneğini konuşun. İstek ve ihtiyaçlarınıza göre belki de venersiz güvenilir ve taze bir gülüşe sahip olabilirsiniz. Farklı diş beyazlatma uygulamaları renklenmeleri yada beyaz ve kahverengi lekelenmeleri çıkararak kolay bir şekilde daha iyi bir gülümsemeye sahip olmanızı sağlayabilir. Eğer dolgu veya diğer uygulamalara ihtiyacınız olursa, öncesinde beyazlatma yaptırmak size ulaşılan en son renge göre restorasyonunuzun rengini seçme şansı verir, böylece daha doğal ve uyumlu bir gülüş elde edersiniz.

Not: Diş hekiminiz bondinglerin bağlanma güçlerinin normalleşmesi için beyazlatma sonrası restorasyon için en az iki hafta beklemek isteyebilir.  Mevuct vener, restorasyon ve kuronlar varken beyazlatma yaptırmak ise mevcut bonding güçlerine zarar vermez, aksine onları daha da kuvvetlendirebilir.


Diş Beyazlatmayı Braketleriniz Varken Bile Yapabileceğinizi Biliyor Muydunuz?

Çok bilinmeyen bir gerçek olsa da, ortodontik tedavi sırasında dişlerinizi beyazlatmanız mümkün. 1 Ve sırf buna özel bile bir ürünümüz olduğunu biliyor muydunuz? Ortodontik tedavi sırasında dişlerinizi beyazlatabilmenizi sağlayan Opalescence Go'nun önceden doldurulmuş, tek kullanımlık özel plakları braketlerin direkt üzerine oturabilecek şekilde tasarlanmış çok rahat kullanılabilen, uygun fiyatlı bir seçenektir!

Peki, ama braketlerimin altını da beyazlatabilecek mi?

Kesinlikle evet! Beyazlatma, peroksitin dişe penetre olup içerisinde yayılması ile çalıştığı için, dişinizin braket ile kaplı bölümü bile içeriden beyazlayacaktır. 

Dahası, Opalescence Go ile dişlerinizi beyazlatmak ağız ve diş sağlığınızı da geliştirecektir! Beyazlatma jeli PF (potasyum nitrat ve florid) içermektedir. Potasyum nitrat'ın hassasiyeti azaltmaya yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Florid'in de diş minesini kuvvetlendirdiği ve diş çürümelerini önlediği ortaya konulmuştur. Ve içeriğindeki hafif hidrojen peroksit konsantrasyonu diş, dişetleri ve braketlerin etrafındaki bakteri ve bio artıkları etkili biçimde giderir. Buna ek olarak da, son yıllarda yapılan çalışmalar beyazlatma sırasında oluşan oksidasyonun braketlerin dişlerinize daha güçlü bağlanmasına yardımcı olduğunu kanıtlamaktadır. Ortodontistiniz buna bayılacak!

Braketleriniz var diye, beyaz bir gülüş için beklemenize gerek yok. Braketler kalktıktan sonra bile uzun süre kalıcı olacak güven veren bir gülümsemeye hemen şimdi sahip olabilirsiniz...



Beyazlatıcı Diş Macunları ve Gargaralar—Bunlar Dişleri Beyazlatabilir Mi?


Piyasada dişleri beyazlattığını iddia eden birçok beyazlatıcı diş macunu ve ağız gargaraları var. Peki, bu iddialar doğru mu?

Cevap, "hem evet…hem hayır."

Beyazlatma jelleri peroksit içerir ve peroksitler dişe penetre olarak hem iç hem dış lekeleri beyazlatırlar. Beyazlatıcı diş macunları ve ağız gargaraları, öncelikle yalnızca dış lekelenmeleri beyazlatırlar. İçerdikleri ana beyazlatıcı diş yüzeyindeki renklenmeyi kaldırmak için yumuşak bir aşındırıcı olarak etki eden silikadır.

Derinlemesine lekeler için peroksit içeren bir profesyonel beyazlatma jeli zorunluluk iken, beyazlatıcı diş macunları ve ağız gargaraları yalnızca ufak yüzeyel lekeleri olan bir kişi için iyi bir seçenek olabilir veya profesyonel beyazlatma tedavisinden sonra gülümsemesindeki parıltıyı, beyazlığı korumak isteyen kişiler için idealdir.

Profesyonel beyazlatma işlemini beyazlatıcı diş macunu ve gargaraları ile kombine etmek size oldukça kalıcı baş döndürücü, beyaz bir gülümseme sağlayacaktır!


Hamilelik, Emzirme Dönemi ve Diş Beyazlatma


Diğer dental veya medikal tedavilerde olduğu gibi, insanlar diş beyazlatmanın da hamilelik ve emzirme dönemlerinde güvenli olup olmadığını düşünmektedir​.

Hamilelikte diş beyazlatmanın güvenilirliği ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığı için, ADA (Amerikan Diş Hekimleri Birliği) önerisi şu şekilde: "diş hekimleri hamilelik sırasında diş beyazlatmanın sonraya ertelenmesi seçeneğini düşünebilirler." 1 Birçok diş hekimi de diş hekimleri birliğinin bu önerisine uymaktadır ve hastalarına beyazlatmayı hamilelik dönemi sonrasına ertelemelerini önermektedir.

Bu bazı kişilerin aklına şu soruyu getiriyor, "Eğer hamilelikte beyazlatma tavsiye edilmiyorsa, emzirme ile ilgili durum nedir?"

Cevap biraz belirsizdir. Emzirme döneminde diş beyazlatmanın güvenilirliğini belirlemek için bir çalışma yapılmamıştır. Bazı dental ve medikal profesyoneller emziren annelerin dişlerini beyazlatmak için emzirme dönemi sonrasını beklemelerini önermektedir. Ancak buna karşın bazı dental ve medikal profesyoneller de emzirme döneminde diş beyazlatmaya onay vermektedir. Bazı klinisyenlerin böyle düşünmelerinin bir sebebi peroksitin (diş beyazlatma ajanlarındaki aktif bileşen) etki ettiği süreçte vücudun doğal filtreleme sistemleri sayesinde anne sütünde saptanacak derecede bulunmayacağını düşünmeleridir. Böyle düşünülmesinin sebebi beyazlatma ajanlarındaki peroksit konsantrasyonunun düşük olması ve bir de vücudun da zaten doğal olarak peroksit üretiyor olmasıdır.

Eğer hamilelik, doğurganlık tedavisi veya emzirme döneminde dişlerinizi beyazlatmayı düşünüyorsanız genel görüş birliği şu şekildedir:

Hamilelik ve doğurganlık tedavileri sırasında, kadınlar hamilelik sonrasına kadar beklemeleri uygun olur.

Emzirme döneminde kullanım için ise kadınların jinekologlarına danışmaları uygun olur.



Beyazlatmanın Altın Standardı


En popüler yöntem olan ve beyazlatmanın “altın standardı” olarak anılan metod, diş beyazlatmanın kişiye özel plaklar ile yapılmasıdır. Dişlerini beyazlatmak isteyen kişilerin birçok farklı tercihi ve değişik yaşam tarzları olduğunu biliyoruz. Örneğin, bazıları diş beyazlatmayı uykuları sırasında yapmak isterken, bazıları da plak takarken olabildiğince kısa sürsün istiyor. Neyi tercih ederseniz edin, kişisel ihtiyaç ve seçimlerinize hizmet edebilecek ve size özel konforlu bir beyazlatma tecrübesi sunacak en iyi seçeneklerden birisi kişiye özel plaklar ile diş beyazlatmadır.

Şanslısınız çünkü Opalescence ev tipi beyazlatma jellerini farklı aromalar (Nane, Kavun ve Sade) ve farklı kullanım süreleri (4 saatten tüm gece boyuna) sunarak arzuladığınız sonuçlara size de uyacak şekilde ulaşmanızı sağlayabiliyor.



Özel Plakları Doldurma ve Temizleme


Size özel olarak hazırlanmış beyazlatma plağınızı almaya gittiğinizde, rahat bir kullanım için mutlaka diş hekiminize size nasıl kullanmanız gerektiğinizi göstermesini isteyin. Ayrıca plağın nasıl temizlenip saklanılması gerektiğini de göstermesini istemelisiniz. İşte plaklarınızı nasıl doldurup, yerleştireceğinizi ve temizleyeceğinizi kısaca açıklayan bazı ipuçları:

  •     Özel Plakları Doldurma

    Plağın içinin yalnızca ön yüzlerinin yarılarına kadar azı dişinden azı dişine gelecek şekilde kesintisiz bir tesbih taneleri gibi jel ile doldurun. Bu işlem ile bir şırınganın içerisindeki jelin yaklaşık 1/2 ile 1/3 arasında bir miktarı kullanılmış olacaktır.

  •     Özel Plakları Yerleştirme

    Plağı dişlerinizin üzerine oturacak şekilde yerleştirin ve jel yerine gelecek şekilde hafifçe plağa bastırın. Taşan bir jel olursa mutlaka parmağınız veya yumuşak bir fırça ile temizleyin. Eğer plak çok sıkı şekilde bastırılırsa, jel plaktan taşacaktır.

  •     Özel Plakları Temizleme

    Beyazlatma işlemi bittikten sonra, plağı yumuşak bir fırça ve soğuk su ile temizleyin, ardından plak saklama kabında saklayın.

Sorularınız olursa mutlaka diş hekiminize danışın!


Beyazlatmanın Kalıcılığı Ne Kadardır?


Beyazlatma sonuçlarınızın ne kadar kalıcı olacağınızı hiç düşündünüz mü? Kullandığınız beyazlatma ürününden bağımsız olarak, dişlerinizin beyaz kalacağı süre size ve yaşam alışkanlıklarınıza bağlıdır..

Beyazlatma sonrası dişlerinizin renginin geri dönmesine sebep olabilecek birçok faktör olabilir, bu yüzden beyazlatma öncesi ve sonrası için gerçekçi beklentilere sahip olmak çok önemlidir. Mevcut diş rengine ve lekelenmeye bağlı olarak, parıldayan beyaz bir gülüşe sahip olmak tahmin ettiğinizden daha uzun sürebilir.  Ayrıca belirli yiyecekler, sigara gibi alışkanlıklar ve bazı tıbbi ilaçların beyazlatma sonrası dişlerinizde lekelenmeye sebep olabileceğini de bilmelisiniz. Beyazlatma sırasında bunları olabildiğince az tüketerek gülüşünüzü olabildiğince beyaz tutmak isteyeceksinizdir.

Arzu ettiğiniz derecede beyazlığa ulaştığınızda, gülüşünüzün ışıldaması ve beyaz kalması size bağlıdır. Unutmayın ki iyi bir oral hijyen ve iyi alışkanlıklarla dişlerinizin yeniden renklenmesi ilk etapta renklenirken geçen süre kadar uzun sürecektir. Beyazlayan gülüşünüzü korumak ve bir yandan da ağız ve diş sağlığınızı geliştirmek için Opalescence beyazlatıcı diş macunu gibi beyazlatıcı bir diş macunu kullanabilirsiniz.


Beyazlatma Jellerindeki Su


Çoğu beyazlatma jeli su içerir—bazıları diğerlerinden daha fazla—sebebi dehidratasyon (su kaybı) kaynaklı renk geri dönüşü ve hassasiyeti önlemektir. Dişlerimizi beyazlattığımızda, jel içerisindeki hidrojen peroksit veya karbamid peroksitin dişler üzerinde kurutucu bir etkisi olur, bu da dişlerin olduğundan daha beyaz görünmesine ve muhtemel bir hassasiyetlerine yol açar. Bir ışık veya lazer cihazı kullanımı ise dişleri daha da dehidrate edebilir, bu da hem daha yüksek bir hassasiyet ihtimali hem de geriye dönecek olan fazladan bir yanıltıcı beyazlama görüntüsü ortaya çıkarabilir. Yüksek su içeriğine sahip olan bir ürün kullanarak, beyazlatma sırasında oluşan bu dehidratasyonla mücadele etmeye yardımcı olabiliyoruz.

Diş beyazlatma tedavinizi bitirdiğinizde, dişleriniz rehidrate (suyunu geri kazanma) olmaya başlayacaktır. Muhtemelen hassasiyetiniz yatışacak ve dişleriniz dehidratasyon ile ulaştığı ekstra beyazlıktan geriye dönecek ve bir miktar daha az beyaz ama doğal görüntüsünü bulacaktır. Bu sebeple, ışık veya lazer cihazı gerektiren bir ofis tipi beyazlatma tedavisindense ışıksız bir ofis tipi beyazlatma yada ev tipi beyazlatma çok daha iyidir. En iyisi Opalescence beyazlatma ürünleri gibi %20 ve daha da üzerinde çok yüksek su içeriğine sahip olan ürünler ile beyazlatma yaptırmaktır.


Beyazlatma Jeliniz Yapışkan Mı?


İlk üretildiği 1991 yılından beri, Opalescence patentli yapışkan, viskoz kıvamlı jeli ile tanınmaktadır. Bu eşsiz kıvam onun en önemli özelliklerinden biridir çünkü çok önemli bir amaca hizmet eder: jelin yerleştirildiği gibi plak içerisinde sabit durmasını sağlar, taşıp yumuşak dokuları irrite etmesine engel olur. Jelin diş etlerinize taşmadan plak içerisinde kalabilmesi için yeterli miktarda boşlukları sahip özel plaklar diş hekiminiz tarafından hazırlanabilir. Bu sayede tedavi süresi boyunca dişler ile sürekli kontakta kalınmış olur. Yapışkan, viskoz bir jele sahip olmak ayrıca jelin güvenli bir şekilde olması gereken yerinde durmasını sağlar ve ağız içerisine akmasını engeller.

Beyazlatma jelleri çok cıvık olduğunda, jelin plaktan taşıp diş etlerinizde irritasyon yapması oldukça muhtemeldir. Bu rahatsızlık ürünü kullanmayı bırakmanıza ve o hep arzu ettiğiniz parıldayan beyaz gülümsemeye ulaşmanıza engel olabilir.

Opalescence size beklediğiniz güzel sonuçları sunacaktır. Onun yapışkan, viskoz kıvamı jelin plaktan taşıp eriyip yok olmasını engeller, yerinde tutar ve temizlenmesini de kolaylaştırır.


Hassasiyeti Kontrol Etmek

Bazı kişilerde beyazlatma diş hassasiyeti yapabilir. Bu genellikle kısa süreli, geçici ve tedavi edilebiliyor, dolayısı ile beyazlatma tedaviniz öncesinde, sırasında ve sonrasında diş hekiminiz ile iletişim halinde olmanız oldukça önemlidir. Böylece doktorunuz hassasiyet sorununuzu anlayabilir ve kişiye özel bir şekilde onu tedavi edebilir.

Herhangi bir beyazlatma tedavisine başlamadan önce, mutlaka diş hekiminize bir beyazlatma muayenesi olup hassasiyet ve renklenme seviyenizin tespit edilmesi gerekmektedir. Doktorunuz hassasiyet seviyenizi belirledikten sonra—genellikle dokunarak veya hava testi ile—renklenme en iyi şekilde giderilirken size en iyi konforu sunacak beyazlatma tedavisinin hangisi olacağını seçecektir.

Beyazlatma Öncesi Hassasiyet

Eğer mevcut bir hassasiyet geçmişiniz var ise, beyazlatma sırasında hassasiyetten korunmak için diş hekiminiz size aşağıdaki gibi bazı tavsiyelerde bulunabilir:

  • Yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanın.
  • Yeme içme alışkanlıklarınızdan asidik yiyecek ve içecekleri çıkartın.
  • Günde 30–60 dakika UltraEZ (hassasiyet giderici jel) ile doldurulmuş kişiye özel veya standart hazır kaşıklı bir plak takın.
  • Diş fırçalama işlemini plak takmadan 30 dakika önce ve plağı çıkardıktan 30 dakika sonra yapın.
  • Beyazlatma tedavinize düşük konsantrasyonlu bir Opalescence ürün ile başlayın veya doktorunuzun seçeceği Opalescence ürününe uyun.

Beyazlatma Sırasında Hassasiyet

Mevcut bir hassasiyet geçmişi olmayan bazı kişiler beyazlatma sırasında hassasiyet hissedebilir. Eğer siz de beyazlatma sırasında bir hassasiyet hissederseniz diş hekiminiz size aşağıdaki tedavi destekleri gibi bazı tavsiyelerde bulunabilir:

1. Seçenek

  • Mümkünse daha düşük konsantrasyonda bir beyazlatma materyali kullanın
  • Kullanım süresini azaltın
  • Gece yerine gündüz kullanın
  • Her gün yerine gün aşırı kullanıma geçin
  • Bir süre beyazlatmaya ara verin

2. Seçenek

  • Günde bir kez UltraEZ (potasyum nitrat ve florid ürünü) doldurulmuş hazır plaklardan takın veya kişiye özel yapılmış beyazlatma plağınıza 1–2 gece beyazlatıcı yerine UltraEZ doldurarak kullanın
  • Beyazlatma jelini değiştirin
  • Eğer bu tedavilerin hiç birisi fayda etmez ise, diş hekiminiz size beyazlatmayı durdurmanızı da önerebilir.​​


Potasyum Nitrat ve Florid'in Faydaları


Yıllar geçtikçe beyazlatma ürünlerindeki gelişmeler sayesinde, artık diş hekimleri hastalarına yalnızca bembeyaz değil, aynı zamanda daha güçlü ve daha sağlıklı gülümsemeler sunabiliyor.

Opalescence gibi bazı beyazlatma ürünlerine potasyum nitrat ve florid (PF) gibi maddeler eklenerek hem beyazlatma tecrübesinin daha konforlu yaşanması sağlanmış, hem de kişilerin oral sağlığın geliştirilmesine yardımcı olunmuştur.

Potasyum nitrat çok hızlı bir şekilde hassasiyeti dindirir ve genelde 24 saat içerisinde sonlanan bir etkisi olur. Mine ve dentini geçip dişin pulpa odasına ulaşır ve burada sinirleri yatıştırarak çalışır. Potasyum nitrat birçok Opalescence ürününde zaten mevcuttur, bunun yanında günlük hassasiyeti gidermek üzere diş macunu ve hassasiyet giderici gibi ürünlerinde de bulunmaktadır.

Florid, potasyum nitrat'a göre daha yavaş etki gösteriyor olsa bile, diş minesinin sertliğini arttırarak daha kalıcı bir hassasiyet giderme sağlamaktadır. 1 Potasyum nitrat ile florid kombinasyonu beyazlatma tecrübenizi geliştirir. Beyazlatma işlemi oksijen moleküllerinin mine ve dentine penetre olması ile ilgili olduğu için, florid buna engel olmaz ve beyazlatma sonuçlarını azaltmaz.

PF teknolojisinin yaratıcısı olan Ultradent gibi firmalarca diş beyazlatmada sunulan kaliteli gelişimler ve son teknoloji inovasyonlar sayesinde o hep arzu ettiğiniz bembeyaz parıldayan gülümsemeye artık çok daha konforlu bir beyazlatma tecrübesi ile ulaşabilirsiniz.


Benim için En İdeal Renk Tonu Hangisi?


“Dişlerim için En Doğru Renk Tonu Nedir?” sorusu sürekli soruluyor. Teknik olarak beyazın “doğru” renk tonu diye bir şey olmaz; ancak, yaklaşık olarak gözlerinizin beyazı ile aynı olacak şekilde bir beyaz ton yakalamaya çalışmak iyi olur. Bu aslında tamamen sizin dişlerinizin ne kadar beyaz olmasını arzuladığınıza bağlıdır. Bazı kişiler göz alıcı Hollywood beyazını isterken, bazıları da doğal ve yumuşak bir beyazlık arzuluyor.

Diş hekiminiz ile yapacağınız ilk muayene ulaşmak isteyeceğiniz renk tonunu belirlemek ve bunu nasıl elde edeceğinizi konuşmak için en ideal zamandır. Dişlerinizde elde edeceğiniz beyazlamanın seviyesi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir: dişlerinizin ilk tonu, genetik faktörler, beslenme ve alışkanlıklarınız, vb. Ayrıca her insanın dişlerinin daha fazla beyazlayamayacağı bir sınır vardır, bu demek oluyor ki herkesin dişlerinin aynı derecede beyazlığa ulaşması imkansızdır—hangi beyazlatma ürünü kullanılırsa kullanılsın. Ve her insanın beyazlama derecesi de farklıdır: kimi diğerlerinden çok daha hızlı beyazlarken, kiminin sonuç alması daha uzun süre alabilir. 1

Diş hekiminiz ile başlangıç tonunuz ve ulaşmayı istediğiniz renk tonunu belirlediğiniz an, yaşam tarzınıza ve ihtiyaçlarınıza en iyi uyacak profesyonel beyazlatma ürünü doktorunuz tarafından size sunulacaktır. Hangi profesyonel beyazlatma ürününü seçerseniz seçin (ofis tipi, kişiye özel plaklı ev tipi, veya önceden doldurulmuş hazır kaşıklı ev tipi) size çok yakışacak göz alıcı bir gülümsemeye sahip olabilirsiniz!



Daha Temiz Bir Gülümseme İçin Beyazlatın


Gülüşünüzü beyazlatmanın size hep istediğiniz o güvenilir, genç ve parıldayan gülümsemeyi vereceğini zaten biliyorsunuz. Peki beyazlatmanın aynı zamanda size daha temiz ve daha sağlıklı bir gülümseme sunacağını da biliyor muydunuz?

Diş beyazlatma ürünleri anti-bakteriyel özellikleri olan peroksit (hidrojen peroksit ve/veya karbamid peroksit) içerir. ​​Aslında ilk başta peroksitler oral temizleyiciler olarak kullanılırken, daha sonra zaman içerisinde bir başka faydası olarak dişleri beyazlattığı da keşfedilmiştir. Çalışmalar bu beyazlatma ürünlerinin ağız içi pH'ı yükselterek, çürümeye sebep olan bakterileri öldürerek ve bakteri plağını yok ederek ağız ve diş sağlığını geliştirdiğini göstermektedir. Bunun tüm hastalara faydalı olduğu kanıtlanmıştır, ancak oral sağlığını korumakta ekstra zorluk yaşayan ortodonti hastaları ve yaşça daha ileri olan kişilerde bu durum çok daha fazla yardımcı olmaktadır.


pH—Beyazlatmanın Ağız Sağlığı ile İlgisi


Diş beyazlatma dişlerinizin rengini değiştirmek için en konservatif yöntemlerdendir. Fakat aynı zamanda ağız ve diş sağlığınızı koruyup geliştirebileceğini de biliyor muydunuz? Profesyonel peroksit bazlı diş beyazlatıcılar göz alıcı, bembeyaz gülümsemeler sağlarken, aynı zamanda etkili şekilde bakteri plağını da ortadan kaldırır ve—en önemlisi de—ağız içi pH seviyesini yükseltir.1

Araştırmalar düşük pH'ın diş çürüklerinin oluşması için mükemmel bir ortama sebep olduğunu göstermiştir.2

Bu konuda karbamid peroksit içeren ürünler daha yardımcı olabiliyor. Çünkü ağız içi pH'ını nötr bir seviyeye yükselten (7 ile 8 arası) üre adlı bir reaksiyon yan ürünü salarlar. Üre aynı zamanda bakteri plağını azaltır, mine dekalsifikasyonuna engel olur ve çürüğe sebep olan bakterilerin gelişimini durdurur. 3 Sonuç olarak beyazlatma size güzel ve estetik bir gülümseme sağlarken, aynı zamanda sağlığınıza da sayısız birçok fayda sağlar.

Hidrojen peroksit bazlı beyazlatma ürünleri üre salacak şekilde çözünmezler. Buna rağmen, bazı ürünler (Opalescence Go gibi) sırf nötral pH'ı korumak için formülasyonlarına ek olarak karbamid peroksit de içermektedir. Diğer ürünlere (Opalescence Boost gibi) ağız içi pH'ını nötral olarak tutmak üzere tamponlayıcılar eklenmiştir. Tüm bunlardan ötürü diş hekiminizle hangi beyazlatma ürününü kullanacağınızı görüşürken, ağız içi asiditenizin artmasından korunmak için pH seviyesi daha yüksek olan ürünleri kullanmayı sorgulayın.


Hidrojen Peroksit vs. Karbamid Peroksit: Farkı Nedir?

Diş beyazlatma iki aktif bileşenden birisi ile yapılmaktadır: karbamid peroksit veya hidrojen peroksit. Bazı beyazlatma ürünleri hidrojen peroksit, bazıları da karbamid peroksit içeriyor. Peki, ne fark ediyor?

Hidrojen peroksit ile karbamid peroksit arasındaki fark nedir?

Hidrojen peroksit yalnız başına etkili bir beyazlatma ajanıdır. Karbamid peroksit de içerisinde 1/3 oranında hidrojen peroksit olan bir başka beyazlatma ajanıdır. Örneğin 30% oranında karbamid peroksit içeren bir ürün aslında yaklaşık 10% hidrojen peroksit içeriyor.

Peki, biri diğerinden daha mı iyi beyazlatıyor?

Hayır! İyi haber şu ki hidrojen peroksit ve karbamid peroksit aynı göz alıcı sonuçlara ulaşmanızı sağlıyor. Amerika Diş Hekimliği Birliği Dergisi'nde yayınlanan bir bilimsel çalışmaya göre karbamid peroksit ilk başta çok hafif daha dramatik sonuçlar sağlasa bile, uzun vadede ​eşit miktardaki karbamid peroksit ve hidrojen peroksit içeren ürünler tamamen aynı sonuçları oluşturmaktadır. 1

Biri diğerinden daha mı hızlı etki ediyor?

Hem evet hem hayır. Hidrojen peroksit karbamid peroksite göre daha hızlı çözülür, beyazlatma gücünün çoğunu sadece 30–60 dakikada salar. Karbamid peroksit de beyazlatma etkisinin %50'sini ilk 2 saatte salar ve 6 saat daha aktif kalabilir. 2

Bu şu demek oluyor: hidrojen peroksitli ürünler gün içerisinde daha kısa plak takma süresi sunuyor. Ancak, bir kişinin bu ürünü kaç gün boyunca kullanması gerektiği ise hidrojen peroksit veya karbamid peroksite göre değil, kişilerin ayrı ihtiyaçlarına ve renklenmenin derecesine göre fark etmektedir.

Biri diğerine göre daha mı çok hassasiyet yapıyor?

Hayır. Hassasiyet ile ilgili hissedilebilecek herhangi bir fark bulunmuyor, ister hidrojen peroksit ister karbamid peroksit içeren bir ürün kullanın. Bu konu, hidrojen peroksit ve karbamid peroksitin eşit mükemmellikte sonuçlar verdiğini gösteren çalışma içerisinde de belirtilmiştir. 1

Peki birisinde diğerine göre daha mı çok renk geri dönüşü oluyor?

Hayır. Rengin geri dönmesi, dişlerin beyazlatmadan hemen sonra oluşan pırıl pırıl ışıltısının kısa bir süre geçince hafif azazlmasıdır. Renk geri dönüşünün sebebi peroksit seviyelerinden çok dehidratasyon kaynaklıdır. Opalescence gibi yüksek su içeriğine sahip olan beyazlatma ajanları, su kaybından oluşan ​renk geri dönüşlerine karşı gelmede oldukça yardımcı olurlar.

Biri daha mı uzun raf ömrüne sahip?

Evet. Karbamid peroksit içeren ürünler hidrojen peroksit içerenlere göre biraz daha uzun raf ömürlerine sahiptir, ancak buzdolabında saklanıldıkları takdirde tüm peroksit içerikli ürünler daha uzun süre raf ömrüne sahip olmuş olur.

Hem hidrojen peroksit hem de karbamid peroksit mükemmel sonuçlar sunar

Gülüşünüzü beyazlatmak için hidrojen peroksit veya karbamid peroksit içeren ürünleri kullanırken çok iyi hissetmelisiniz. İkisi de aynı yüksek kaliteli sonuçları verecek, hem de renk geri dönüşü veya hassasiyet farkı olmadan. Opalescence her yaşam tarzına uyacak şekilde karbamid peroksit ve hidrojen peroksit içeren ürünlerden komple bir ürün yelpazesi sunmaktadır.


ADA Onaylı Diş Beyazlatma

ADA yıllardır tüketicilerin dental ürünler arasında akıllı ve eğitimli seçimler yapmasına yardımcı olan en eski ve en büyük diş hekimliği birliğidir. Peki, onlar diş beyazlatma hakkında ne söylüyor?

 

2008 yılında, beyazlatma üzerine resmi bir açıklama yayınladılar, ADA Statement on the Safety and Effectiveness of Tooth Whitening Products.

İşte bazı satırbaşları:

  • Beyazlatma ya peroksit ile diş içerisinden sağlanır—genetik renklenmeler yada yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarına bağlı zaman içerisinde oluşan renklenmeler üzerinde etkili—ya da yalnızca yüzey lekelenmelerinde etkili olan parlatıcı/kimyasal ajanlar ile gerçekleşir.
  • Dental ürünlerin kullanımı: 1) diş hekimi tarafından klinikte, 2) diş hekimi tarafından verilerek evde kullanılmak üzere veya 3) tezgah üstü ürünler ile.
  • ADA tüketicilere beyazlatma ürünü seçerken önce mutlaka diş hekimlerine danışmalarını öneriyor.
  • Beyazlatmanın en yaygın yan etkisi diş hassasiyeti ve geçici diş eti irritasyonudur. Diş eti irritasyonu genellikle düzgün oturmayan beyazlatma plaklarından kaynaklanmaktadır.
  • Ancak tüm bu durumlar geçicidir. Sonuç olarak diş hekiminiz ile görüşün ve size en uygun beyazlatma ürününün hangisi olduğunu görün!

    opalescence.com


Diş beyazlatma işlemi bütün dişlere yapılır mı?

Dişlerin üzerinde porselen, dolgu gibi bir restorasyon olduğu zaman, bu dişlere beyazlatma uygulanamaz. Çünkü beyazlatma ajanları mine üzerinde etkilidir. Bu yüzden beyazlatma işlemi, sadece dişlerin ön yüzeylerinde uygulanır.

Ev tipi beyazlatmada, beyazlatma işlemi arka dişlere kadar yapılabilir. Fakat genellikle arka dişlerin yüzeyine yanağın gölgesi düştüğü için, o dişlerin beyazlatılmasına pek ihtiyaç yoktur.

Ofis tipi beyazlatmada, daha çok kişinin gülme hattına, yani hasta güldüğü zaman görünen bölgelere kadar beyazlatma yapılır. Beyazlatılacak dişlerin sadece ön yüzeylerine beyazlatma ajanı uygulanır. Beyazlatma ajanı uygulanan bölgede porselen ya da dolgu olmaması gerekir. Fakat beyazlatma işlemi sadece minede etkili olduğu için, yalnızca kişinin kendi doğal dişleri üzerinde uygulanabilir.

Milliyet.com.tr


Beyazlatılan dişler ne kadar süre beyaz kalır?

Diş beyazlatma uygulaması yapılan kişinin, bundan sonraki yaşamında kimi şeylere çok dikkat etmesi gerekir. Çok fazla gıda boyası ve renklendirici içeren gıdaların tüketiminden kaçınması gerekir. Yani eğer kişi şarap içmek istiyorsa kırmızı şarap yerine beyaz şarabı tercih edebilir. Ya da vişne suyu yerine kayısı suyu tüketebilir.

Bunun yanı sıra çay, kahve alışkanlığın azaltılması gerekir. Ya da bu içecekleri tükettikten hemen sonra dişler fırçalanmalıdır. Lavaboya dökülen kahvenin bile temizlenmesi gerekir. Kaldı ki dişler çok daha hassas yapılardır. Hiç kimse kahve içtikten hemen sonra dişlerini fırçalamadığı için, zaman içinde beyaz rengin bozulması kaçınılmaz olur.

Bunların dışında, ağız bakımı çok önemlidir. Dişler sabah akşam mutlaka düzenli olarak fırçalanmalıdır. Dişler beyazlatıldıktan sonra geriye dönmesi uzun sürer. Kişinin dikkatli davranması sonucunda bazen 2-2,5 seneyi bulabilir. Fakat beyaz dişlerdeki geriye dönüşler, dişlerdeki kahve içmek gibi nedenlerle oluşan lekelenmelerle karıştırılmamalıdır. Ama beyazlatma sonrasında rengin geriye dönüşü, eğer birey bu noktalara dikkat edecek olursa ve düzenli diş fırçalarsa, daha uzun bir zaman alabilir.

Hemensaglik.com



İster 1 saatte, ister 3-6 günde Opalescence ile doğal bembeyaz dişler...

Uzun yıllar boyunca insanların dişleri konusundaki en büyük zaafları onların beyazlığı olmuştur. Yapılan araştırmalar insanların %7'sinin sadece dişleri gözükmesin diye gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur. Bunu sağlamak adına karbonatla başlayan macera, porselenlere, diş minesine çok zarar veren törpüleme işlemlerine kadar uzanmıştır. Ancak kalıcı ve dişe zarar vermeyen bir beyazlatma yöntemi arayışı hiç bitmedi. Bu arayış içersinde en büyük adım Opalescence'ın yaratılması ile atıldı.

Opalescence'ın benzerlerinden en büyük farkı, diş minesine zarar vermeden, en kalıcı şekilde dişleri sağlıklı doğal beyazlığına kavuşturabilmesi ve bunu hastaya zahmet vermeden, ister muayenehanede 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak ortalama 3-6 gün gibi kısa bir süre içerisinde yapabilmesi.

Opalescence, içinde bulundurduğu % 20 oranında su sayesinde diş minelerinin susuz kalmamasını sağlayarak, çatlamaların önüne geçer. Alınan sıvı ve yiyeceklerin dişteki boşluklar arasında kalması, dişte renk değişimine neden olduğundan diş temizliği beyazlatmadan sonra korunması ve diş renkleşmesine sebep olan diyet alışkanlıklarının hekim tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece oluşan beyazlık kalıcı olur.

Opalescence sadece diş renginden memnun olmayan kişilerde değil, ilaç kullanımı sonucu oluşan tetrasiklin renkleşmelerinin dört tipinin üçünde ve florozis vakalarında da etkili oluyor. Ancak bu durumda tedavi süresi evde tedavi edilen tipinde 14 güne uzuyor.

Sakaryarehberim.com


Diş beyazlatma kime yapılır, etkili midir?

Dişlerinizin renk tonu koyu ise, sarı, gri ve kahve tonları varsa veya üzerinde lekeler bulunuyorsa yapılan muayene ve teşhis ile dişlerin beyazlatmaya uygun olup olmadıkları belirlenir.

Dişler neden sarı veya koyu renkte olur?

Dişlerin içindeki protein tabakasının yoğunluğuna bağlı olarak dişlerin rengi kişiler arasında farklılık gösterir. Sonradan olan renk değişikliklerinde ise en sık rastlanan durum, yaş ilerledikçe dişlerin renginin koyulaşmasıdır. Dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, dişe gelen darbeler, eski protezler, kaplamalar ve dolgular da renk değişimine sebep olabilir. Dişlerin gelişimi süresince antibiyotik kullanmak (tetracycline gibi) veya aşırı flor tüketimi de dişlerde koyu renklenmelere yol açar.

Beyazlatma işlemi ne zaman ve kimlere uygulanabilir?

Dişlerinizin renk tonu koyu ise, sarı, gri ve kahve tonları varsa veya üzerinde lekeler bulunuyorsa yapılan muayene ve teşhis ile dişlerin beyazlatmaya uygun olup olmadıkları belirlenir. Dişlerin beyazlatılma işlemi sağlıklı bir ağızda sorunsuzdur. Daha beyaz ve doğal gülümseme için güvenli bir çözümdür. .

Dişlerin beyazlatılması güvenli midir?

Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması kontrol altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişlerin rengi 6 tona kadar açılabilir. Dişler ve dişetlerinde zararlı bir etki görülmez. Bazen dişlerde hafif soğuk, sıcak hassasiyeti olabilir ancak bu durum tedavinin aralıklı yapılması veya bırakılmasıyla tamamen düzelir.

Uygulama süresi ne kadardır?

Genelde, ilk uygulamada dişlerde beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulama evde yapılıyorsa 10 - 14 gün, muayenehanede yapılıyorsa en az 4-5 seans devam edilmesi gerekir.

Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi?

Dişler eski rengine dönmez ve her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak bazen bir yıl sonra 1 veya 2 kez kullanılan bir pekiştirme tedavisi gerekebilir. 

Beyazlatma (bleaching) işlemi nedir ve nasıl yapılır?

Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır.

İlk yöntem hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir:

* Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması,

* Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması (tercihen uykuda),

* Tedavinin ortalama 1-2 hafta içinde sonlandırılması.

İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

* Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.

* İlgili dişin üzerine lazer veya ultraviole ışık kaynağı belli bir süre tutulur.

İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir. Bu iki yöntemden evde uygulanan daha etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.


Milliyet.com.tr - Doktorsitesi.com




FLORÜR HAKKINDA AÇIKLAMA


Son zamanlarda ulusal yazılı ve görsel basın organlarında bilimsel veriler ve gerçekler ile bağdaşmayan florür ile ilgili yayınların sıklığı göze çarpmaktadır. Florür ile ilgili bilimsel kanıtlara dayanmayan bu tür yayınların varlığı, Türk Dişhekimleri Birliği’nin bir  ‘Durum Raporu’ yayınlamasını zorunlu hale getirmiştir. Amacımız  florürün ağız diş sağlığındaki etkisine dikkat çekmek ve bu konuda kamuoyuna bilgi vermektir.

Diş minesinin devamlılığı ağız boşluğu içerisinde dinamik bir denge ile sürdürülmektedir. Ağız boşluğunda bulunan bakteriler ve şeker bu dengeyi olumsuz yönde etkilerken, tükürük ve florürün olumlu etkiler yaptığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI), Avrupa Pediatrik Dişhekimliği Birliği (EAPD) ve Amerikan Pediatrik Dişhekimliği Birliği (AAPD) toplumsal bir sağlık problemi olan diş çürüğünün azaltılmasında, içme sularının florlanması da dahil olmak üzere çeşitli yöntemlerle florür uygulamalarının etkili olduğunu bilimsel raporlarla açıklamışlardır.

Günde 2 kere dişhekiminin önerdiği miktarda florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması çürüğün azaltılmasında önemli rol oynamakta, ayrıca yüksek çürük riski taşıyan bireylerde dişhekimi tarafından uygulanan florür uygulamalarının da çürük oluşumunu engellemede etkili olduğu bilinmektedir.

Son zamanlarda basında yer alan yüksek dozda sistemik florür alımının zararlı etkilerinin zeka geriliğine ve bazı sağlık problemlerine yol açtığı iddia edilmektedir. Söz konusu haberlere konu olan bilimsel araştırmalarda çok yüksek toksik dozda florür içeren doğal içme suları kullanılmıştır.

Halbuki, çürük önlemek için kullanılan oral florür kaynakları toksik dozda florür içermemektedir ve güven vericidir. Dişhekimleri flor uygulamalarında gereken önlemleri alacak eğitim ve beceriye sahiptirler. Dişhekimlerinin önerdiği uygun miktarlarda kullanılan florür insan sağlığı üzerine hiçbir yan etki oluşturmamaktadır.

Kamuoyunun dikkatine saygıyla sunarız.


Florür Durum Raporu için tıklayınız...

Türk Dişhekimleri Birliği